ILISU BARAJINI DURDURALIM - HASANKEYF VE DİCLE VADİSİNİ KURTARALIM!

Hasankeyf‘i Yaşatma Girişimi‘nin Internet sitesine hoşgeldiniz...

Bölge belediye başkanlarına sorgulamada girişimimizle ilgili suçlamalara karşı basın açıklaması (17.01.2010)

BASINA VE KAMUOYUNA

 

Son zamanlarda bölgemizde ve Türkiye genelinde çeşitli sivil toplum kuruluşları, yerel yönetimler ve Barış ve Demokrasi Partisi üyelerine yönelik yapılan operasyonlarla ülke demokrasisine darbe indirilirken, Savcılıkta sorgulanan Belediye başkanlarının da Hasankeyf'i yaşatma girişimine verdikleri desteğin suç unsuru sayılmasını hayretle karşıladık.

 

Her şeyden önce şunu belirtmeliyiz ki, bu türden uyduruk gerekçelerle rahatsız edilmemiz ilk değil ve bu gidişle de son olmayacak gibi. Kurulduğu ilk günden itibaren girişimimiz ve bu ülkenin doğal güzelliklerinin yok edilmesinin önüne geçmeye çalışan tüm aktivistler gibi bizler de çeşitli ithamlılarla karşı karşıya kaldık. Tekrarlamaktan bıkmayacağız. Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi ve çalışanları, başta Hasankeyf olmak üzere bu ülkenin doğal güzelliklerinin yok edilmesine yönelik her faaliyet ve girişime karşı olmaya da devam edecektir. Bu hem kanuni, hem insani, hem de en temel demokratik hakkımızdır. Bu hakkı kullanmakta bir an bile tereddüt etmeyeceğiz. Son olarak tutuklanan belediye başkanlarının Hasankeyf’i Yaşatma Girişimi’ne verdikleri destekle suçlanmaları, tek kelimeyle utanç vericidir. Zira, Hasankeyf Girişimi ne bir suç örgütüdür ne de Hasankeyf’i yaşatma çabaları bir suç faaliyetidir.

 

Kurulduğu günden bu yana çalışmalarını en şeffaf biçimde yürüten ve farklı kesimleri bünyesinde barındıran, sivil itaatsizlik eylemleriyle mücadele yürüten kurumumuzun illegalize edilmeye çalışılması, Türkiye’de Hasankeyf Antik Kentini yok edecek olan Ilısu baraj projesine karşı çıkan pek çok aydın sanatçı ve yazarın suçlu ilan edilmesi anlamına gelmektedir. Doğrusu Hasankeyf Girişimi üyeleri olarak bu komedinin sonunun nereye varacağını merak ediyoruz. Fakat bize karşı yürütülen tüm karalama, suçlama ve baskılama çabalarına karşı Hasankeyf’in yaşatılması konusunda verdiğimiz bu mücadele sekteye uğramayacak, tüm kısıtlama ve anti demokratik yönelimlere karşın bu kervan yürümeye devam edecektir.

 

Ayrıca bir çelişkiye de dikkat çekmek isteriz; Bize yasaların ardına sığınılarak yapılan tüm saldırılara rağmen, bizim olduğu kadar Kültür ve tabiat varlıklarını korumak öncelikle devletin aslı görevlerinden birisidir ve 2863 sayılı kanunda da bu net bir biçimde belirtilmektedir. Bu yüzden kültürel mirası ve tarihi korumak, topraklarımızın baraj sularıyla yok olmasına, insanların yerlerinden edilerek mağdur edilmesine karşı çıkmak suç ise ve bu suçu işlemeye devam edeceğiz.

 

Hasankeyfi Yaşatma Girişimi

17.01.2010